Google Algoritmaları ve Etkileri

GOOGLE ALGORİTMALARI VE ETKİLERİ

Günlük hayatta aradığımız her türlü bilgiye hızlı ve kolay bir şekilde erişmek için arama motorlarını kullanıyoruz. Dünyada birçok arama motoru olmasına rağmen bunlardan Google diğerlerine göre açık ara daha fazla kullanılıyor, eğer Google’ın diğerlerine göre farkı ne diye sorarsak vereceğimiz cevap aranılan bilgiye diğerlerinden daha tutarlı bir şekilde ulaşması denilebilir. Bu tutarlılığın temelinde de Google’ın algoritmaları yatıyor. Bu algoritmalar sayesinde aradığınız bilgiye daha çok, sizin istediğiniz yönde ve daha kaliteli siteler üst sıralara çıkıyor. Bu yüzden algoritmalar hakkında bilgi sahibi olmak ve bunları site üzerinde kullanmak SEO kavramını daha kolay bir şekilde anlamanızı ve sitenizi daha üst sıralarda görmenizi sağlar.

Başlıca Google algoritmalarına değinmek gerekirse;

            1 -) Hummingbird Algoritması

   Hummingbird algoritmasının temelinde, doğal ve insan konuşmasına yakın aramalara en doğru cevabı bulmak vardır, örnek vermek gerekirse arama motoruna “….. Hastanesi nerede?” diye yazdığınızda direk karşınıza bulunduğunuz yerdeki ismini yazdığınız hastahanenin adresi görünecektir.

   Google Hummingbird algoritması sayesinde konuşma diline yakın aramalarda kelime, konu yoğunluğuna göre yapılan sıralamanın aksine cümlenin anlamına bakıp ona göre sıralanır.

   Peki, bunun SEO kavramıyla ilişkisine değinirsek bulunduğunuz konumdan içeriğinizin çeşitliliğine göre her türlü bilgi sizin aramalardaki sıralamanızı değiştiriyor. Çünkü bu algoritma kelimelerin kendisinden çok cümlelerin anlamlarından yararlanır; bu yüzden sitenizin içerik çeşitliliğini olabildiğince arttırmak ve siteye giren kişilerin yorumlarını belirtmesini sağlayıp bunlara cevap vermek önemlidir.

            2 -) Panda Algoritması

Google’ın Panda algoritması, içerik bakımından verimsiz veya içerik kopyalanan sitelerin sıralama olarak daha geriye düşmesini sağlar böylece kullanıcı daha kaliteli ve özgün sayfalara ulaşmış olur. Verimsiz içeriği açıklamak gerekirse; konuya hâkimlik, imla hataları, sadece anahtar kelimelerle doldurulmuş siteler veya çok fazla anahtar kelime kullanımı, içeriğin sürekli tekrar etmesi ve sitenin güncel olmamasıdır.

Sitemizin bu algoritmaya takılmaması için yapmamız gerekenlere gelirsek; en önemlisi site içeriklerinin özgün olmasıdır, anahtar kelime kullanım yoğunluğuna ve konu başlıklarının altındaki içeriklerle uyumlu olmasına dikkat edilmeli ayrıca site güncel tutulup içerik tekrarından kaçınılmalıdır.

            3 -) Penguin Algoritması

Google Penguin algoritması, sitemizde diğer ana başlıkta bilgi bulabileceğiniz Site Dışı Optimizasyon(Off Page SEO) ile doğrudan bağlantılıdır. Algoritma sitenize gelen backlinkleri kontrol edip backlinklerin düzgünlüğü doğrultusunda sitenizin arama sonuçlarındaki sıralamasın düzenler. Backlink alımını iki farklı şekilde değerlendirebiliriz:

  • Organik backlink
  • Organik olmayan backlink

 Google backlinklerin organik olup olmadığını nasıl ayırt ettiğini kısaca açıklamak gerekirse; bu hususta backlink aldığınız sitenin kalitesi daha ön plana çıkar. Eğer kalitesiz sitelerden gerektiğinden fazla ve spam derecesinde backlink alırsanız, Google bunu anlıyor ve siteyi buna göre cezalandırıyor.  Bir forum sitesinde konular altına sürekli kendi linkini paylaşarak backlink almış olabilirsiniz ama forum sitesindeki backlinkler kalıcı olmayacağı için bir önemi kalmayacaktır ya da başka bir sitenin sizin linkinizi kar amaçlı bir şekilde yayınlaması bu duruma örnek olarak gösterilebilir.  Burada asıl önemli olan; kaliteli sitelerden uzun süreli, paralı olmayan ve sitenizle konu olarak alakalı backlinkler almaktır.  Sizin sitenize benzer ve istikrarlı başka bir sitenin sizin yazdığınız bir yazıyı kullanarak benzer bir konuda açıklama yapması ve sizi linklemesi ya da sözlük ve benzeri ortamlarda siteniz hakkında bahsedilmesi yararlı backlinklere örnek olarak gösterilebilir.

            4 -) Pirate Algoritması

Pirate algoritması, adından da anlaşılabileceği gibi sitelerin kullandığı telif hakkı ihlali oluşturacak siteleri etkilemiştir. Google, sitenizdeki telif haklarını ihlal eden içerikleri tespit ederek bunlara göre site sıralamanızı düşürür veya siteyi direk arama sonuçları dışına çıkarabilir. Bu durumdan en çok etkilenen siteler korsan bir şekilde film, müzik ve benzeri paylaşım yapan sitelerdir fakat Google, site içerisinde paylaşılan içeriğin özgünlüğünü anlayabildiği için bunlara genel olarak diğer sitelerden kopyalanmış ve paylaşılmış içerikler de dâhildir. Kısaca korsan içerik paylaşmamanız ve paylaştığınız içeriğin sahibinin iznini alarak paylaşmanız bu algoritma nedeniyle oluşabilecek kötü etkilerden sizi korur.

            5 -) Mobilegeddon Algoritması

Günümüzde akıllı telefon kullanımı dünya çapında %67’lik bir kullanım oranına sahip ve insanlar telefonları ile sürekli etkileşim içindeler. Bu da mobil aygıtların internet üzerindeki önemini açık bir şekilde belli etmektedir. Mobil uyumlu olmayan internet siteleri kullanıcı için sitenin kullanışlılığını olumsuz etkiler.

Mobilegeddon algoritması, mobil uyumlu sitelerin daha üst sıralarda olmasını sağlar ve bu yolla kullanıcının mobilde daha anlaşılabilir ve düzgün görünen sitelere girmesini amaçlar bu sebepten sitenizin mobil uyumlu olup olmadığı çok önemlidir.

 

           

            6 -) RankBrain Algoritması

RankBrain algoritması, yapay zekâ temeli ile çalışır, algoritma arama yapılan cümle ve arama sonuçlarından alınan verimi eski aramalardan analiz ederek aramanın ne amaçla yapıldığını anlamaya çalışıp daha yararlı ve verimli siteleri üst sıraya çıkarmaktadır böylece daha kaliteli içeriğe sahip siteleri daha ön plana çıkarmaktadır. Yani sitenizin amacı ve içeriğinin uyumluluğu ve içeriklerin kullanıcıya yardımcı olabilmesi oldukça önemlidir.

            7 -) Possum Algoritması

Possum algoritması yerel arama sonuçlarını düzenlemek için yapılmış bir algoritmadır, asıl amacı fiziksel olarak varlık gösteren yerlerin sizin aramanıza göre daha üst sıralara çıkarılmasıdır böylece kullanıcıya daha kolay bir şekilde aranan şeye ulaşması amaçlanmıştır. Örnek vermek gerekirse Google’a “yemek” yazdığımız zaman Google size sizin bulunduğunuz konuma yakın yemek yerlerini gösterir fakat bu algoritmadan fiziksel olarak varlık göstermeyen siteler de etkilenmiştir. Yine aynı örnekten yola çıkarsak yemek sepetinin sizin bölgenize verdiği siparişlerin olduğu bölüme aktaran linkleri de üst sıralarda çıkar ama yemek sepeti fiziksel olarak yeri bulunan bir şirket değildir.

            8 -) Fred Güncellemeleri

Fred aslında bu ve bundan sonraki Google algoritmalarına gelecek güncellemelerinin genel ismidir ve resmi olarak onaylanmayan bir algoritmadır(Diğer algoritmaların çoğunda olduğu gibi). Başlarda bu algoritmaya isim verilmedi fakat 8 Mart sabahı Gary Illyes şaka olarak tüm algoritma güncellemelerine “Fred” ismini verme önerisinde bulunduktan sonra güncellemenin adı Fred olarak kalmıştır.

Fred güncellemesinin araştırmalar sonucunda en çok fark edilen yanı içerik kalitesi olmayıp tüm gelir amaçlarını reklam ve ortaklık gibi şeylere yükleyen sitelerin sıralamasını düşürmek olmuştur. Böylece içerik bakımından geri planda kalan siteler olumsuz şekilde etkilenmiştir.

adwords adsense

Google Adwords ve Google Adsense Farkları

Google Adwords, reklamlarınızı Google arama sonuçları sayfasında ,iş ortağı web sitelerinde veya Google görüntülü reklam ağında göstermek için bir reklamveren olarak kullanabileceğimiz platformdur. Açılan sayfalarda belirlediğiniz anahtar kelimeler ile reklam paylaşımı yapabilmekte,paylaşım yaptığı sayfalarda ürününüzle ilgili web sayfanızın link paylaşımını yapmaktadır. Google Adwords ile ilgili daha fazla etkili bilgi için sitemizi ziyaret edebilirsiniz. http://cgnyazilim.com/blog/google-adwordsun-faydalari/

Google Adsense, bir web sayfa yöneticisi yada yayıncı olarak Google reklamlarını web sitenizde gösterebileceğiniz bir platformdur. Sitenizi ziyaret eden bir kişi sitenizde gösterilen reklama tıkladığında, sizin reklam vermek için Google Adwords'e ödediğiniz tutarın bir kısmını ödemiş olur.  pek çok kullanıcının sorun yaşadığı bir reklam platformudur. Eğer sizinde Google Adsense ile ilgili bir probleminiz var ise sitemizi ziyaret edebilirsiniz. http://cgnyazilim.com/blog/google-adsense-nedir-nasıl-kullanılır/

En temel fark Google Adwords reklamverenler tarafından kullanıldığı, Google Adsense ise yayıncılar tarafından kullanılan bir platformdur.

 

Google Adwords kullanan şirketler trafiğin bir kısmının satışa dönüşmesi umuduyla ve sitelerine beklenen trafiği artırmak için Google Adwords kullanıyor.Reklamverenler, Google Adwords'e reklam tıklaması başına belirli bir miktar ödeme yapar. Google Adsense ise yayıncıların içeriklerin yanında alakalı Google Adwords reklamlarından para kazanarak web sitelerinden para kazanmalarını sağlar. Eğer sitenizin yeterli trafiği var ise bu içerikten gelir akışı oluşturmak mümkündür.

Bir Google Adwords hesabı oluşturmak çok kolaydır.Sadece gerekli olan bir Google hesabıdır. Hesabınız, e-posta adresiniz ile Adwords'te oturum açmanız yeterli olacaktır. Ancak Google Adsense ile kayıt yaptırmak için çok daha fazla adım gerektirir. Ayrıca bazı Adsense politikalarını kabul etmeniz gerekir. Bütün adımları tam olarak gönderdiğinizde bile Google'ın Adsense hesabınızı onaylaması yaklaşık bir yada iki gün sürer. Bütün bu zorlu adımları biz sizin yerinize yapıyoruz.       

Bizimle iletişime geçin. http://cgnyazilim.com/iletisim.html

Google Adwords yayıncıları reklam metninde çok fazla esnekliğe sahiptir. Google görüntülü reklam ağındaki Adwords reklamverenleri, arama ağındaki reklamlardan daha fazla sayıda reklam biçimlendirme özelliğine sahiptir. Örneğin, yazı tipi,şablon,logo seçimi vb.

Google Adsense ise sitelerinde görünen reklamlarda Google Adwords'un sağladığı özelliklere kıyasla yüzeysel denebilecek değişiklikler yapabilmektedir. Örneğin, sayfada görünen reklam biçimlerini,türünü,metnin içeriğini,resimlerini değiştirebilir video ekleyip çıkartabilir,reklam boyutunu ve reklam renklerini kontrol edebilir.

Google Adsense sayfaların her birinde üç içerik ,bağlantı reklamı ve iki arama kutusu(metin tabanlı reklamlar için) yerleştirebilir. Google Adwords ise reklamlarından yalnızca birinde Google,Google Arama Ağı ve Google Görüntülü Reklam Ağında yayınlayabilir.

Google Adsense ve Google Adwords ayrılmaz bir bütün olarak düşünülmelidir. Kullanılması uzmanlık isteyen bu platformlar tek başlarına gerekli etkiyi her zaman göstermeyebilir. Uzman ekibimizle birlikte sizlere yardımcı olmak için buradayız. Bize ulaşın: http://cgnyazilim.com/

SQL Injection Nedir?

sql injection   SQL injection, saldırganların veritabanınıza erişmesine neden olan bir güvenlik problemidir. kod enjeksiyon tekniğiyle veritabanınızı yerle bir edebilecek, en sık kullanılan web hack yöntemlerinden biridir. 


    SQL komutlarına web sayfası aracılığıyla kötü amaçlı kod yerleştirmek için SQL injection kullanılır. SQL injection genellikle kullanıcıdan kullanıcı adı gibi bir giriş istendiğinde habersizce veritabanında çalışan bir SQL komutudur. 


    SQL injection (ya da SQLi) rakiplerinizin web uygulamalarınızın veritabanı kontrolünü ele almak için yaptığı en az karmaşık güvenlik saldırılarından biridir. SQLi'nin en basit hali kullanıcı girişiyle olandır. Web uygulamalarında bulunan formlara girilen kullanıcı bilgisi işlenmek için veritabanına front end kısmından back end kısmına geçer. Saldırgan web sitenizi zehirlemek için çerez ayarlarını değiştirebilir. Çerezler yerel dosyalarda bilgi tutar. Web uygulamaları genellikle bu çerezleri yüklediği için kötü amaçlı yazılım back end veritabanına enjeksiyon yapabilir.


    SQL Injection'ın farklı hali vardır: Klasik SQLi, Blind (kör) or Inference (çıkarım) SQLi, Veritabanı- Özel SQLi ve Bileşik SQL injection. SQLi saldırısı pek de zor değil, ama en iyi yazılımcılar bile hata yapabilir. Bunun tespit edilmesi, riskin azaltılması için önemli. Bir güvenlik duvarı (WAF) SQLi saldırısını anlayabilir ama yine de çok da güvenmemek iyidir.
Kaçınmak için dinamik SQL kullanılmamalı. Saklanmış bilgiler dinamik SQL'den daha iyidir. Gözden kaçırılan bir meta-karakter enjeksiyona yol açabilir. SQL için tek tırnak (‘) önemli bir meta-karakterdir. Tırnaklar arası string eklendiği için sıkıntı olabilir. Eşittir (=) ve noktalı virgül (;) gibi karakterler de aynı şekilde sıkıntıya yol açamayacak şekilde kullanılmamalı. 

SQL injection, saldırganların veritabanınıza erişmesine neden olan bir güvenlik problemidir. kod enjeksiyon tekniğiyle veritabanınızı yerle bir edebilecek, en sık kullanılan web hack yöntemlerinden biridir.

SQL komutlarına web sayfası aracılığıyla kötü amaçlı kod yerleştirmek için SQL injection kullanılır. SQL injection genellikle kullanıcıdan kullanıcı adı gibi bir giriş istendiğinde habersizce veritabanında çalışan bir SQL komutudur.

SQL injection (ya da SQLi) rakiplerinizin web uygulamalarınızın veritabanı kontrolünü ele almak için yaptığı en az karmaşık güvenlik saldırılarından biridir. SQLi'nin en basit hali kullanıcı girişiyle olandır. Web uygulamalarında bulunan formlara girilen kullanıcı bilgisi işlenmek için veritabanına front end kısmından back end kısmına geçer. Saldırgan web sitenizi zehirlemek için çerez ayarlarını değiştirebilir. Çerezler yerel dosyalarda bilgi tutar. Web uygulamaları genellikle bu çerezleri yüklediği için kötü amaçlı yazılım back end veritabanına enjeksiyon yapabilir.

SQL Injection'ın farklı hali vardır: Klasik SQLi, Blind (kör) or Inference (çıkarım) SQLi, Veritabanı- Özel SQLi ve Bileşik SQL injection.

SQLi saldırısı pek de zor değil, ama en iyi yazılımcılar bile hata yapabilir. Bunun tespit edilmesi, riskin azaltılması için önemli. Bir güvenlik duvarı (WAF) SQLi saldırısını anlayabilir ama yine de çok da güvenmemek iyidir.

Kaçınmak için dinamik SQL kullanılmamalı. Saklanmış bilgiler dinamik SQL'den daha iyidir. Gözden kaçırılan bir meta-karakter enjeksiyona yol açabilir. SQL için tek tırnak (‘) önemli bir meta-karakterdir. Tırnaklar arası string eklendiği için sıkıntı olabilir. Eşittir (=) ve noktalı virgül (;) gibi karakterler de aynı şekilde sıkıntıya yol açamayacak şekilde kullanılmamalı.

SQL injection problemlerinizin iyileştirme işlemleri için CGN yazılıma ulaşabilirsiniz.

SQL injection, saldırganların veritabanınıza erişmesine neden olan bir güvenlik problemidir. kod enjeksiyon tekniğiyle veritabanınızı yerle bir edebilecek, en sık kullanılan web hack yöntemlerinden biridir.

SQL komutlarına web sayfası aracılığıyla kötü amaçlı kod yerleştirmek için SQL injection kullanılır. SQL injection genellikle kullanıcıdan kullanıcı adı gibi bir giriş istendiğinde habersizce veritabanında çalışan bir SQL komutudur.

SQL injection (ya da SQLi) rakiplerinizin web uygulamalarınızın veritabanı kontrolünü ele almak için yaptığı en az karmaşık güvenlik saldırılarından biridir. SQLi'nin en basit hali kullanıcı girişiyle olandır. Web uygulamalarında bulunan formlara girilen kullanıcı bilgisi işlenmek için veritabanına front end kısmından back end kısmına geçer. Saldırgan web sitenizi zehirlemek için çerez ayarlarını değiştirebilir. Çerezler yerel dosyalarda bilgi tutar. Web uygulamaları genellikle bu çerezleri yüklediği için kötü amaçlı yazılım back end veritabanına enjeksiyon yapabilir.

SQL Injection'ın farklı hali vardır: Klasik SQLi, Blind (kör) or Inference (çıkarım) SQLi, Veritabanı- Özel SQLi ve Bileşik SQL injection.

SQLi saldırısı pek de zor değil, ama en iyi yazılımcılar bile hata yapabilir. Bunun tespit edilmesi, riskin azaltılması için önemli. Bir güvenlik duvarı (WAF) SQLi saldırısını anlayabilir ama yine de çok da güvenmemek iyidir.

Kaçınmak için dinamik SQL kullanılmamalı. Saklanmış bilgiler dinamik SQL'den daha iyidir. Gözden kaçırılan bir meta-karakter enjeksiyona yol açabilir. SQL için tek tırnak (‘) önemli bir meta-karakterdir. Tırnaklar arası string eklendiği için sıkıntı olabilir. Eşittir (=) ve noktalı virgül (;) gibi karakterler de aynı şekilde sıkıntıya yol açamayacak şekilde kullanılmamalı.

 

SQL injection problemlerinizin iyileştirme işlemleri için CGN yazılıma ulaşabilirsiniz. Teklif formumuzu doldurabilir veya bize İletişim bilgilerimizden ulaşabilirsiniz.

Google Trends

      Google Trends, arama terimlerinin ve eğilimlerin popülerliğini karşılaştırmamıza olanak tanıyan bir araçtır. İlk kez 2006 yılında karşımıza çıkmış olan Google Trends bize arama motorlarının hangi kriterlere göre değerlendirme yaptığı konusunda bilgiler vermektedir. İlk görücüye çıktığı zamanlar Google trends, kullanıcılar tarafından sadece bir istatistik kaynağı olarak görülmekteydi ancak zamanla bu hizmet geliştirildi ve SEO verileri ile sektör durumunu birleştirerek kullanabileceğimiz en etkili alanlardan biri haline geldi. SEO hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayınız.

Google Trends ve Anahtar kelimelerin Kullanılması

      Anahtar kelime araştırması, Google trends için en belirgin Seo tabanlı kullanım gibi görünüyor ancak Google'ın diğer hizmetlerinden olan Anahtar Kelime Planlayıcısı tarafından genellikle göz ardı ediliyor. Aslında Google trends bu platformlara mükemmel bir tamamlayıcı olarak hizmet eder. Örneğin bir kelime için arama yaptınız, Google trends size ilgili arama için verileri popülerlik durumuna göre gösterebilmektedir. Ek olarak Google trends'in bir diğer fark edilebilir özelliği bilgilerin sürekli bir güncellenme halinde olduğu ve akabinde listeye yeni maddelerin eklenmesidir. Böylece her zaman göz önünde olan anahtar kelimeleri seçebilme imkanına sahip olursunuz.

Google Trends Kullanımı ve Faydaları

      Google Trends, marka popülerliğini ölçmenize, iş gezisine hazırlanmanıza, yeni pazarları tanımlamanıza, teknoloji trendlerini izlemenize ve daha net bir şekilde iletişim kurmanıza yardımcı olabilir. Google trends'den alınan veriler ile dünya üzerinde o an en çok ne popüler, insanlar ne ile ilgili konuşuyor öğrenilebilir ve bu sayede bugünkü yazım ne ile ilgili olsun diye düşünmeden en popüler konuları seçebilirsiniz.

      Google trends eklentisini bulunduran siteler hoş bir görüntünün yanı sıra sitedeki kullanıcıların ilgilerini çekip sitede daha fazla zaman harcamasını sağlayarak sitenin Seo'sunu artırarak Google aramalarında öne çıkmasında etkili olur. Sitenizin seo eksiklerini görmek ve daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

      Google trends'in bir diğer göze çarpan özelliklerin birisi anlık bilgiler vermesidir. Çeşitli teknolojiler bu bilgileri verebilecek özelliklere sahip alt yapılarının olmasına rağmen hiçbiri Google kadar başarılı olamamıştır. Google Trends ana sayfasındaki sizin anahtar kelimeniz ile ilgili başlığa tıklamanız durumunda son yayımlanan makale ve araştırma verileri yönelik verileri bölgesel olarak elde edebilir ve anahtar kelimenizi bu verilere bağlı kalarak seçebilirsiniz. Yazılarında anlık dünyadaki olaylara yönelik konulardan bahsetmek isteyen kullanıcılar için bu oldukça önemlidir. Sitenizin trafiğini yükseltmek için üstün profesyonel ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

SEO ve SEM Farkı Nedir?


SEO ve SEM (Search Engine Optimization ve Search Engine Marketing) ikisi de Google tarafından sunulan bir pazarlama hizmetidir. Tabi ikisi içinde kitaplar yazılmışken bizim tek cümle ile bitirmemiz pek doğru olmaz. SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) sitemizin aramalarda üst sıralarda yer alması için yapmamız gereken analizler sonucuna göre sitede yapacağımız düzenlemeler diyebiliriz. SEO hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayınız.

SEM ise emek gerektirmekten çok, aramalarda üst sıralarda ücretli olarak sitemizin direk yayınlanmasıdır bu yolla sitenin daha hızlı bir şekilde görünmesi sağlanır. Yayınlanan sitemizin bir ücreti oluyor ama bu ücret her arandığında ödenmiyor. Eğer kullanıcı bir aramada görüntülenen reklama tıklanırsa o zaman anlaşmalı şirket her tık başına anlaşılan ücreti Google a ödüyor. Bu yöntem maddi açıdan şirketi olumsuz etkileyeceği için bütün site sahipleri SEO’ yu tercih eder.

Neden SEM?

Tabi ki en temel sebebimiz burada devreye giriyor REKABET. Aynı sektördeki markalar aramalarda ne kadar birbirinin üzerinde görünürse o kadar tıklanma oranları artar. Bu yüzden üste geçmek için firmalar SEM tercih ediyor. Ayrıca en iyi arama optimizasyonu tasarımında bile yapılan çalışmanın ürünlerini almak yani üst sıralarda görünmeye başlamak zaman alır. Bu vakitte üst sıralara gelene kadar arama motoruna reklam vermek tercihler arasına giriyor. Bir diğer avantajı ise SEO da birkaç kelime aramasında çıkma şansınız varken, SEM ile yüzlerce kelime aramasında çıkabilme imkanınız vardır. Burada parayı veren düdüğü çalar desek doğru olur.

Ne Yapmalıyız?

Öncellikle yeni bir marka ismine sahipseniz yapılması gereken isminizi duyurmaktır. Bunun ise en kolay yolu Search Engine Marketing ile reklamınızı yaparak sağlayabilirsiniz. Ama sadece reklam yolunu kullanmak da yanlış bir yoldur. Çünkü araştırmalara göre aramalarda yapılan tıklamaların %20 si SEM kısmında iken kalan %80 oranını SEO korumaktadır. Böyle bir oran varken SEO önemsenmeden geçilecek bir nokta gözükmüyor. Kanıtlanmış başarılarda görüyoruz ki en etkili yöntem SEO ile SEM çalışmalarını aynı anda kullanmaktır.

SEO için şirketimizle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız.

 

Google Analytics Nedir ve Nasıl kullanılır?

Google Analytics, Google’ın bize sunduğu bir analiz aracıdır. Bu sayede sitemize giren kullanıcılarımız hakkında birçok bilgiye sahip olabiliriz. Siteye giren kişinin fotoğrafı dışında bizim kullanıcıyı analiz etmemiz için gereken bütün detaylara sahip oluyoruz diyebiliriz. Düşününce Google Analytics biraz korkutucu olabiliyor. Ancak kullanıcılarımızı tanımamız açısından oldukça fayda sağlıyor. Müşterilerin davranışlarını analizlemek, düşüncelerini öğrenmek, günlük bir iş yerinde yüz yüze bunları görebilme imkanımız varken sanal bir ortamda, web sitemize giren kullanıcılar hakkında bu bilgileri Google Analytics sayesinde kolayca sahip olabiliyoruz.

Google Analytics Bize Ne sağlıyor?

Kullanıcılar hakkında bilgi alıyoruz, peki hangi bilgileri elde ediyoruz gelin bir bakalım;

  • Sitemiz hangi sıklıkla ziyaret ediliyor?

  • Kullanıcı sitemize nereden yönlendirilmiş?

  • Hangi sayfaları veya ürünleri ziyarette bulunmuş?

  • Sayfaları-Ürünleri ne kadar süre gözlemlemiş?

  • Kullanıcının lokasyonu neresi?

  • Hangi cihaz ile sitemize giriş yapmış?

  • Arama motorlarında hangi kelimeler ile sitenize yönlendirilmiş?

Önemli kriterlerimizden birisi hemen çıkma oranıdır. Bunun sebebi Google aramasında diyelim ki 2.Sırada çıktınız ancak kullanıcı sayfanızı kısa süreli görüntüleyip çıkıyorsa, Google analizi için bu kötü bir etkendir ve sitenizin alt sıralara düşmesine sebep olur. SEO açısından takip edilmesi gereken bir etkendir. Google Analytics bize bu istatistikleri kolayca sunuyor. SEO hakkında diğer bilgiler için tıklayınız.

Önemli olan bir diğer kriterimiz yeni ziyaret yüzdesi, siteyi daha önce ziyaret etmemiş ilk defa ziyaret eden kitledir. Google bu kısımda çok önemlidir çünkü siteye ilk defa çeken neden nedir, nasıl gelmiş vb. bunlar sitemize kullanıcı çekmek açısından önemli etkenlerdendir.

Bunlar dışında daha birçok bilgiye Google Analytics sayesinde ulaşabiliyoruz. Sitesine düzenli bir akış sağlamak isteyen, Google da etkili olarak listelenmek isteyen veya sitesi gelişme aşamasında olan kişiler mükemmel raporlama özelliklerine sahip olan Google Analytics uygulamasını kesinlikle kullanmalıdır.

Eğer bir E-Ticaret sitesine sahipseniz, neden ürünün satılmadığını, müşterilerin hangi ürün yerine hangi ürünü tercih ettiğini analiz raporlarını inceleyerek öğrenebilirsiniz. Mesela sepete ürünleri koyan bir müşterinin, daha sonra üründen vazgeçen bir müşterinin neden vazgeçtiğini adım adım takip edilir. E-Ticaret konusu için tıklayınız.

Google Analytics veya E-Ticaret hakkında CGN Yazılım ve Bilişim Hizmetleri ile çalışmak için buraya tıklayınız.

Veri Kurtarımı

Verilerinizin Kıymetini En İyi Bilen Sizler

Belli bir iş veya işlem akışındaki bulunduğumuz çağda ‘veri’ en değerli kaynağımızdır. Günümüz çağında hızlıca bir akış içinde bulunan kontrollü veya kontrolsüz verilerin işlenmesi üzerine birçok veri madenciliği (data mining) ve veri toplayıcılığı (data gathering) sistemleri üzerine çalışmalar artmıştır. Bunlarla beraber hızla artan veri hırsızlığı veya veriler üzerine odaklanan siber saldırıların oranı da yükselmiştir.

            Kendi emeklerimiz ile topladığımız, edindiğimiz veya kayıt altına aldığımız verilerimiz, bizim için önemlerine göre net bir maddi değere ulaşabilecek seviyelere gelmektedir. Birçok firma için bu veriler direkt olarak nakit para şeklinde de tabir edilebilmektedir. Diğer tüm hırsızlar gibi siber hırsızlar (hackerlar) belli başlı firmaların sistemlerine sosyal mühendislik teknikleri ile sızma girişiminde bulunup bu sistemlere girişlerini sağlamaya çalışmaktadır. İçerisinde bulundukları sistemlerin verilerini farklı yöntem ile verinin sahibi tarafından ulaşılamaz hale gelmesini sağlanmaktadır. Bu yöntemlerin devamında ise çaldıkları veriler için fidye istenmektedir ve bu şekilde gelir elde etmektedir.

            Verilerimizin değerini diğer değerli varlıklarımız gibi kaybetmeden anlamayabiliriz. Fakat bu bizim verilerimizin değerini düşürmemektedir. Verilerimizin bizimle beraber kalabilmesini sağlayabilmek için çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemlerin arasında yapabileceğimiz en kolay ve en güvenilir yöntemlerden birisi ‘yedek alma’dır. Verilerimizin yedeklerinin bir veya birden fazla konumda yedeklerinin bulunması, bu verilerin kayıbı veya bozulması durumunda geriye dönüş yöntemi ile kayıbı minimuma indirmemizi sağlamaktadır. Hatta günlük olarak alınabilecek yedekler sayesinde bu zararımız sıfıra inmektedir.

            Fakat her sistemin bir kötü zamanı olabilir. Ne kadar yedeklerin alınması veya güvenliğin sağlanması maksimumda bulunsa da günümüzde %100 aşılamayacak bir siber güvenlik sistemi bulunmamaktadır. Bu açıklıkların fark edilebilmesi ve bu açıklıklar tarafından görülen zararlar sonucunda fiziksel ortamda (serverlar, bilgisayar hdd’leri, vb…) bulunan verilerimize zarar gelmesi mümkündür. Bu ortamlardaki veri kayıplarını iki farklı başlık altında inceleyebiliriz.

1-)Fiziksel Hasar

            Çok çeşitli arızalar, insan hatalarından ve doğal felaketlerden kaynaklanabilecek depolama ortamına fiziksel hasar verebilir. Metalik yüzeyler üzerine elektromanyetik akımlar ile veri okuma-yazma işlemleri sağlayan sabit disklerin üzerinde bulunan verilerin fiziksel bir şekilde bozulması anlamına gelmektedir. Bu arızaların olma olasılığı çok düşük olan nedenlerini bir kenara alırsak, sonuçları çok daha büyüktür ve kaybolan verinin gelememesini sağlayacak bir biçimde verilere hasar verebilmektedir. Önlenebilmesi için çalışan sistemin olabildiğince uygun koşullarda bulunmasına özen gösterilmelidir. Gelen elektriğin akımından odadaki ısı veya tozun oranına kadar belli bir aralıkta bulunmasına önem gösterilmelidir.

2-)Mantıksal Hasar

            Mantıksal hasar terimi, hatanın donanım üzerinden bir sorun olmadığını ve yazılım düzeyinde çözümler gerektiren durumlarını ifade eder. Bazı durumlarda, bir bölüm sabit disk sürücüsündeki veriler bölüm tablosuna veya dosya sistemine veya aralıklı ortam hatalarına bağlı olarak okunmayabilir. Bu durumların bir kısmı sistemin korozyonundan kaynaklanabilir olabilirken bir kısmı da harici kişiler tarafından gerçekleşen saldırılar ile olmaktadır. Bu tür hasarların veri kurtarma işlemi, özel bir fiziki donanıma ya da plakalara erişime ihtiyaç duyulmadığı için, donanım uzmanlarına gerek duyulmadan yardımcı yazılımlar ile gerçekleştirilebilir. Fakat bu yazılımların düzgün kullanılmaması dâhilinde var olan veya kurtarılabilecek olan verilerin de kaybolmasına neden olunabilir.

            CGN Yazılım ve Bilişim Hizmetleri olarak, mühendislerimiz tarafından profesyonel bir şekilde verilecek olan hizmetlerimizden faydalanmak istiyorsanız veya durumunuz hakkında bilgilenmek istiyorsanız teklif formumuzu doldurabilirsiniz veya 0 232 343 44 91 numarası üzerinden bizimle iletişime geçerek konu hakkında bilgilenebilirsiniz.

Yapay Zeka Şirketi Bloomsbury AI, Facebook Tarafından Satın Aldı

yapay zeka foto 1Facebook, yapay zeka konusundaki yatırımlarına ek olarak Bloomsbury AI şirketini satın aldığını duyurdu. Bu gelişmeye şirketin önceden sahip olduğu AI araçları da eklenirse bu yatırımların asıl odaklandığı sahte haberler ile mücadelede konusunda Facebook’un ne kadar ciddileştiği belirginleşti.

İlk olarak 2016 yılında ABD’deki başkanlık seçimlerini etkilediği iddiasıyla gündeme gelen sahte haberler, tetiklediği tehlike uyarısı ile birçok sosyal medya uygulaması bu tür sahte haberlerin yayılmasını engellemeye odaklandı.

Daha önce Google da yapay zeka şirketi DeepMind’i satın alması ve başarılı projelere imza atması ile yapay zekaya olan ilgisini ve verdiği önemi arttırdığını gösterdi. Sosyal medyadaki içerik sorunlarının giderilmesi birçok farklı noktada önem teşkil ediyor ve sosyal medya şirketleri de bu konuda çeşitli çalışmalar yapıyor. Sahte haberleri daha paylaşılmadan tespit etmek isteyen şirket, yapay zeka süzgecinden geçen içerikler için ise insanlardan oluşan bir ekip oluşturmaya çalışıyor. Şirketin şimdiki amacı ise yapay zekayı daha etkili bir filtre haline getirmek olarak belirtiliyor.

CGN Yazılım ve Bilişim Hizmetleri olarak, mevcut internet sitelerinizin ilgili görevlilerine sosyal medya danışmanlığı konusunda hizmeti vererek hedef kitlenizin genişlemesine, internet sitesi trafiğinizi artmasına yardımcı olabiliriz. Mühendislerimiz tarafından profesyonel bir şekilde verilecek olan hizmetlerimizden faydalanmak istiyorsanız lütfen teklif formunu doldurun.

yapay zeka foto 2

Bloomsbury AI'nın kurucularından Sebastian Riedel'ın faaliyetlerine baktığımızda Facebook’un aslında tam da ihtiyacı olan bir satın almaya imza attığını görüyoruz. Merkezi İngiltere’nin başkenti Londra’da olan Bloomsbury AI, öz devinimli öğrenme yoluyla belgelerde kullanılan doğal dili anlama üzerine odaklanıyor. Markaların sahte haberlerle mücadele etmesine yardımcı olacak araçlar geliştiren bir şirket olan Factmata'nın da kurucusu olan Riedel, Bloomsbury AI ile içeriklerin diline odaklanıyor.

2 milyar kullanıcısı bulunan platformun kendisi için bu kadar önemli bir konuda sadece insanlara bağlı kalmamak istemesine şaşırmamak gerekiyor. Finansal detaylar açıklanmamış olsa da Facebook’un, 23 ila 30 milyon dolar arasında ödeme yaptığı tahmin ediliyor. Bloomsbury AI'nın içerik denetimine ilişkin ilk uygulamalarını Facebook'ta ne zaman göreceğimiz ise şu an için belirsiz. Fakat platformda kullanılacak yeni yapay zeka araçlarının haberin içeriğine hakim olacağı ve haberin doğruluğunu/yanlışlığını farklı kaynaklar üzerinden çok daha kolay bir şekilde teyit edebileceği önümüzdeki süreçlerde bir kesinlik kazanmış bulunuyor.

MİNİMALİZM VE WEB SİTELERİ

Minimalizm sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akımdır köken olarak 1960’lara dayanır. Peki neden bu kadar popüler diye sorarsak son 10-15 yıl içinde dünya çapında teknolojinin hızlı bir şekilde büyümesiyle beraber insanlar yaşamlarını daha hızlı yaşamaya başladı istenilen bilgiye saniyeler içinde ulaşma, telefonda saniyeler içinde istediğimiz yemeği sipariş etme ve maddelerin hızlı ve kolay bir şekilde bulunabilmesi insan hayatını büyük bir ölçüde değiştirdi. Artık yapılan her teknolojik gelişim insan yaşamında gerçekleşen olayları sade ve hızlı bir şekilde çözmeye doğru yöneldi. Haliyle bundan web siteleri de etkilendi.

 

Peki Neden Minimalist Web Siteleri ?

Bütün teknolojik gelişmelerle beraber hayat hızlanınca ister istemez web siteleri de minimalist yani sade, hızlı yüklenen ve kolay anlaşılabilir olması gerekti bu sebeple kullanıcı siteye girdiği zaman anlatılmak isteneni daha hızlı ve rahat bir şekilde anlatan, göz yormayan siteleri tercih etmeye başladı öte yandan minimalist web siteleri SEO’ya da yararlı bir hale gelmiştir peki nasıl derseniz sayfaların hızlı yüklenmesi, mobil olarak daha verimli çalışması gibi sebepler sayılabilir.

SEO ile ilgili daha fazla bilgi almak istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

Minimalist Sitelerde Neler Ön Planda?

Minimalizm temel alınmış sitelerde genelde 4 faktöre dikkat edilir.

1-) Anlatılmak istenilenin net yansıtılması.

Sitenizin kullanıcıya vermek istediği mesaj çok önemlidir. Eğer site kullanıcıya mesajını düzgün bir şekilde yansıtamazsa, kullanıcı mesajı kavrayamaya çalışırken işin içinden çıkamayıp daha farklı sitelere yönelebilir.

Örnek verirsek, bir e-ticaret sitenizin olduğunu düşünün kullanıcı siteyi açtığı anda büyük ihtimalle karşısında satılan ürünleri düzgün bir şekilde gösteren, gerekli minimum bilgiyi yansıtan varsa indirimleri direkt bir şekilde görmek ister. Peki ilk açılan sayfayı satılan ürünlerle alakası olmayan bir sayfa olduğunu düşünün muhtemelen kullanıcı daha oraya bakmadan satılan ürünler nerede diye araştırmaya bakacaktır, bu da kullanıcı bakımından daha karışık ve alışması zor bir site olarak gözükecektir.

2-) Seçeneklerin olabildiğince az olması.

Şu sıralar popüler olan sitelere baktığınız zaman genelde girdiğiniz sitede buton sayılarının 3 ila 5 arasında olduğunu görürsünüz. Olası seçenekleri kümeler haline getirip kullanıcının daha hızlı ve anlaşılabilir şekilde istediği seçeneğe ulaşması kullanıcı tarafından çok önemli bir faktördür çoğu site de bu yöntemi kullanmaktadır.

Facebook’un ayarlar bölümü söylenebilir. Siteye ilk girdiğiniz zaman karşınıza Profilinizi, ana sayfayı, bildirimleri vs. gösteren butonlarla karşılaşır, ayarlar bölümüne tıkladığınız zaman sol tarafta ayarların da kendi içinde kümelendiğini görebilirsiniz bu yöntemle istediğiniz değişikliği daha anlaşılabilir ve hızlı bir şekilde yapmış oluyorsunuz.

3-) Renk Paletleri

Minimalist tarzın en önemli faktörlerinden biri renk seçimleridir. Renk olarak çok sayıda ve birbirinden bağımsız renk seçimi sitenin zor anlaşılmasını ve gözü daha yoran bir hale gelmesine sebep olur. O yüzden renkler genelde 2 ya da 3 farklı renk ve bu renklerin tonları şeklinde yapılmaktadır. Yine şu anda popüler olarak kullanılan sitelere baktığınız zaman renk seçimlerinin bu yönde olduğunu gözlemleyebilirsiniz.

Özetlemek gerekirse net mesaj veren, olabildiğince az içerikle çok mesaj veren, renklerin uyumlu olduğu ve hızlı siteler minimalist olarak tasarlanmış sitelerdir ve gün geçtikçe daha çok tercih edilmeye başlanmıştır.

Siz de yeni sitenizde minimalizm etkisine ulaşmak istiyorsanız CGN Yazılım ve Bilişim Hizmetleri’ne başvurabilirsiniz.

Google Adsense Nedir?

Google Adsense yayıncıların(kendi web sitelerine reklam vermek isteyen herkes)sitelerine çok az miktarda HTML kodu ekleyerek içerikle alakalı reklamların görünmesini sağlayan bir CPC(tıklama başına maliyet) reklamcılık programıdır. Google Adsense ile bir bütün olan Google Adwords, Google tarafından geliştirilmiş bir diğer reklamcılık hizmetidir. Google Adsense, Adwords aracılığıyla reklam veren şirketlerin ya da yayıncıların reklamlarının site içinde gösterimine yardımcı olur. Google Adwords ile ilgili daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

 

Google Adsense blog yazarları ve web yöneticilerinin siteleriyle para kazanmaya başlamanın en kolay olduğu platformlardan biridir. Sitedeki reklam kodunu sayfanıza yükledikten sonra Google Adsense örümcekleri tüm sayfanızı tarayarak,sayfanın içeriğini belirler. Daha sonra reklam envanterlerini kontrol eder ve her bir makalenizin yanında ilgili reklamları yayınlar. Yani bu örneğin spor ile ilgili makale okuyan birinin bilgisayarlar ile ilgili makale okuyan birine göre spor aletlerini  satın alma olasılığı daha yüksek olduğu için herkes için iyi sonuç veriyor. Doğru reklam tercihleri için bizimle iletişime geçebilirsiniz. 

Google Adsense ile Para Kazanmak

Google Adsense 'e üye olmak için sitenizin Seo standartlarına uygun bir web sitesine sahip olmasının yanı sıra sitenizin herhangi bir şiddet ve ya nefret  unsurunu içermemesi gerekmektedir.Google Adsense reklamlarını sitenize yerleştirerek para kazanmanın iki yolu vardır: Tıklamalar ve Gösterimler.

Reklamı fiziksek olarak tıklayan ve fiziksel olarak reklam verenin web sayfasına bağlanan kullanıcılar için ödeme alırsınız.  Diğer yol ise sayfanızdaki sayfa görüntülenme sayısı veya reklamın aldığı yayın sayısı için ödeme alırsınız.

Google Adsense ve Anahtar Kelimeler

Google Adsense'in sağladığı gelirin %20si kullanılan anahtar kelimelerden gelmektedir. Sıradan bir google araması yaparak anahtar kelimenin gücünü ve önemini görebiliriz. Örneğin siteniz için düşündüğünüz bir anahtar kelime var.Bu kelimeyi herhangi bir reklam engelleyicisi kullanmadan Google'dan arayın. Arama sonuçlarında ne kadar çok reklam varsa anahtar kelimenin o kadar karlı olduğunu gösterir.

Anahtar kelime araştırmasının bir diğer önemli parçası uzun kuyruklu kelimelerdir. Yüksek ödeme yapan Google Adsense anahtar kelimeleri bulmak istediğinizde anahtar kelimeleri 3 veya 4 ten fazla kelime kullanarak oluşturmaya çalışmak, sitenizin daha fazla trafik alma ve dönüşüm oranlarının artmasını sağlar. Anahtar kelime araştırması yaparken bilgilendirici kelimeler yerine müşteri merkezli kelimelere odaklanmak sitenizin reklamının daha çok öne çıkmasını sağlayabilir.